Hava Gemisi TH-145[15]

steampunk zeppelin - Google Search | Steampunk airship, Steampunk ship,  Steampunk art

Bölüm 15

Saliha yatakhanedeki ranzasının alt katında istirahat ediyordu, onun kendini iyi hissettiğine ikna olan Tekin, Tufi ile Hakan’ın sohbetine dahil olmak için muhtemelen sigara tüttürülen en manzaralı yer olan üst güverteye doğru yola çıktı.

Üç yıl önce ilk defa Saliha ile karşılaştıkları an aklına geldi. Hınzırca sırıttı kendi kendine. Hava gemisinde kendisi de yani görev yapmaya başlamış, labirent gibi koridorlarda yeni yeni kaybolmadan yolunu bulabildiği günlerdi. İkmal için İskenderun’da Zorkun yaylasına demirlemişlerdi. Aylardan yaz olduğundan yayla yemyeşil, hava da aşk ve çiçek kokuları ile doluydu.

Saliha akşam yemeği için masada oturuyordu, yemeğini bitirmiş çay mı içsem kahve mi ikilemine inat aklındaki asıl ihtiyacı olan sigarayı nerede tüttürsem diye düşünüyordu. Tam yerinden kalkmak üzere iken Tekin iki tane kağıt bardağa koyduğu çay ile soluğu Saliha’nın masasında almıştı.

Aslında bunu neden ve hangi cesaret ile yaptığını kendisi de bilmiyordu ama bazen bir anda olurdu böyle şeyler ve güzel şeyler hissedilen anlara yol açardı.

Soluğu yaylaya bakan manzaralı üst güvertede almışlar ve dumanı uzaklara bakarak yeşil ile mavinin dans ettiği İskenderun körfezine doğru üflemişlerdi. Daha da ileride sanki Adana sisli puslu uzaktan seçilebiliyordu. Yapılan kebap ve şalgam muhabbetinden sonra herkesin yapacak işleri aklına gelmiş, sohbet farklı yöne ilerleyemeden şalgam şişesinin dibinde kalmıştı. Bol acılı hem de.

Saliha eski zamanlardan kalan bir yürek sızlaması hissetti kalbinde ansızın, Tekin’le bir ilgisi yoktu çok daha eski zamanlardan kalan bir histi inceden hissettiği, çok üstünde durmadı ama şaka ile tekrar bu hissi geldiği yere geri gönderdi. Zamanla uzmanlaştığı bir teknik olmuştu bu yaptığı.

“Oğlum sen de olmasan şu zıkkımı keyifle tüttüremeyeceğiz inan ki.”

Tekin şefkatle bakıyordu Saliha’ya, birden kendini toparladı.

“Hadi yeter artık, yaslan bana doğru yatağına geri dönüyorsun”

İki dost yavaşça merdivenleri inmeye koyuldu.

Yorum yapın