Hava Gemisi TH-145 [11]

Bölüm 11 “Hava Gemisi TH-145, Trabzon kontrol cevap verin.” “Trabzon devam edin.” “145, radar teması negatif, pilot sorumluluğunda rotanızda devam edebilirsiniz. İyi akşamlar.” Hava trafik kontrolörü artık hava gemisinin diğer gemiler ve yer ile ayrım sorumluluğunun kaptanda olduğunu belirtiyordu. Erdoğan kaptanın daha dikkatli olması, köprüdeki vardiya subaylarının da gözlerini dört açması anlamına geliyordu bu talimat. … Devamını oku… Hava Gemisi TH-145 [11]

Saliha-2

“Evet menemen sözünü unutma Tekin. Bak sonra karışmam.” Kendini kötü hissetti, uzaklara dalıyordu bir şeyler içince. Dişlerini gıcırdattı, yeter dedi kendi kendine. “Günü yaşa! Mea Culpa!”… Hafifçe gülümsedi… Kafasını kaldırdı, tuttu kendini. Gülmemeliydi. Gülmemeliydi. Gülmeye daha çok vardı. Mea Culpa da nereden çıktı? Benim hatam demekti o. Günü Yaşa değil! O neydi ya? Tekin’le göz … Devamını oku… Saliha-2

Hava Gemisi TH-145 [10]

Bölüm 10 TH-145 yaklaşık 8000 fit irtifada ağır ağır doğuya doğru yol almaktaydı. Limanda gerekli hazırlıklar ve ikmal bittikten sonra kaptan yola çıkılması için gerekli izinleri almış mürettebata da standart ikmal görevine Artvin’e gidileceğini bildirmişti. Tabii ki bu görev asıl vazife için sadece bir kılıftı. Erdoğan kaptan yıllar önce gerçekleşen kargaşada kızının izini kaybetmiş, hala … Devamını oku… Hava Gemisi TH-145 [10]

Game Dev Notes 3

Yesterday I started to program another basic game style. It was going to be a lunar lander game. It’s a classic game type. But later it turned to be a drone lander. So I have some experience in building and flying quadcopters. I found some open source tileset. I designed the drone and landing pads … Devamını oku… Game Dev Notes 3

Hava Gemisi TH-145 [9]

Bölüm 9 Köprüye vardıklarında Erdoğan kaptan elleri arkasında ön camdan uzaklara bakıyordu. Zaman zaman içtiği piposu ağzında olduğu halde, etrafında ufak bir duman halesi oluşmaktaydı. Havada hafif bir vanilya kokusu vardı. Köprüde vardiya nöbetçisi dışında kimse olmadığı için piposunu rahatça tüttürmekteydi. Saliha, Tekin ve peşlerine ısrar ile takılan Tufan kapıda beklemeye koyuldu, kaptanın daldığı düşüncelerden … Devamını oku… Hava Gemisi TH-145 [9]

Hava Gemisi TH-145 [8]

Bölüm 8 İçeriye girenin kıyafetleri ıslaktı. Damlayan sular yerde ufak bir birikinti oluşturmaya başlayıncaya kadar etrafı süzdü. Koruyucu maskesini ve üzerindeki eski Rus malı koruyucu kıyafetini çıkarmadan öylece bekledi. Ufak bir buhar sütunu etrafında uçuşmaya başladığında fonda John Mayer çalıyordu. Saliha geleni tanıyordu ama başlığını çıkarıncaya kadar emin olamadı. Islak kıyafetli adam Saliha’ya doğru yürümeye … Devamını oku… Hava Gemisi TH-145 [8]

Hava Gemisi TH-145 [7]

Bölüm 7 18. liman aslında pek büyük sayılmazdı. Küre ile Ilgaz dağları arasında sırtını Ilgaz’a yaslamış bir yayladaydı. Havası genelde soğuk ve yağmurlu olurdu. Mevsim sonbahara kaydığından manzara da sarı ve kahverenginin tonlarına bürünmüştü. Dağların zirvelerinde alıcı kuşlar yüksek irtifalarda yaşamaya alışmış küçük hayvanları gözetliyor, zamanı gelince dalışa geçip şanslarını deniyorlardı. Liman etrafında fırtına bulutları … Devamını oku… Hava Gemisi TH-145 [7]

Saliha

“Kara Tahtlı Şeyh derler, Saliha’nın babasına… Katı ve insafsızdı, bu aşkın karşısında! Kararlıydı zalim şeyh : Onları öldürmeye! Yine bir seher vakti, pusu kurdu köprüye…” Ne zaman işe başlasa bu şarkı geçerdi içinden… Sözlerini böyle değiştirirdi. Babasını Şeyh’in yerine koyardı. Babası hiç istemezdi onun evden gitmesini, başka hayatlara katılmasını. Sert adamdı. Dinlemezdi hiç Saliha’yı. Annesine … Devamını oku… Saliha